Prensip çalışması ve uygulaması
Yer imlerim

Henüz yer iminiz yok.

Konu 6. Mesih’in Gelişine Hazırlık Dönemi ve Mesih’in İkinci Gelişine Hazırlık Dönemi

İsrail’in sürgün ve dönüşü döneminin son buluşundan İsa’nın gelişine dek bir dört yüz yıl daha geçmesi gerekti. Bu dönem, Mesih’in gelişine hazırlık dönemi oldu. Hıristiyanlık da, benzer şekilde, papalığın sürgün ve dönüş dönemini izleyen dört yüz yıllık Mesih için hazırlık dönemini aştıktan sonra ancak, Mesih’in İkinci Gelişi’ni karşılamak durumundadır. Hıristiyanlık, bu çerçevede, Mesih’in gelişine hazırlık dönemini, somut paraleller şeklinde, gereken bedelleri ödeyerek onarmakla da yükümlü oldu.

Tanrı’nın, Adem’den İsa’ya kadarki dört bin yıllık onarım takdiri çalışması süresince Şeytan’ın, iman temelinin onarımı için gerekli Şeytan’dan ayrılma sayısı olan kırkı esas alan bedel ödeme dönemlerine yönelik takdirsel çalışmaya, yapılan hatalardan ötürü sürekli müdahale hakkının doğmasından ötürü, bir dolu dikey bedel şartları birikmiş bulunmakta idi. Mesih’in gelişi için hazırlık dönemi, tüm bu birikmiş şartların yatay çerçevede gereken bedellerin ödenmesi ile onarılabileceği takdirsel tarih içerisindeki son dönem olmak durumundaydı. Aynı şekilde, Mesih’in İkinci Gelişine hazırlık dönemi de, Adem zamanından bu yanaki altı bin yıllık onarım takdiri çalışması süresince birikmiş tüm dikey bedel şartlarının, yatay çerçevede onarılacağı takdirsel tarihin son dönemi olacaktır.

İsrailoğulları, Babil sürgününden döndükten sonra geçmişteki putlara tapma günahlarından tövbe edip, Kral Nebukadnessar tarafından yıkılmış bulunan Tapınağı yeniden inşa ederek (Ezra 3:7-13, 6:1-15) ve de yazıcı Ezra’nın rehberliği altında (Ezra 7:1-10, Nehemya 8) imanlarını Musa Yasaları merkezinde yenileyerek bir kez daha iman temellerini tesis ettiler. Ve daha sonra da, peygamber Malaki’nin peygamberlik sözleri doğrultusunda Mesih’in gelişi için hazırlanmaya başladılar. Aynı şekilde, papalığın yeniden Roma’ya dönüşü ile birlikte orta çağ Hıristiyanları da, Roma kilisesi bünyesinde gereken reformların nasıl gerçekleştirilebileceği arayışında, iman temelini tesis ettiler. Bu çabalar, Martin Luter’in önderliğindeki Protestan Reform hareketi ile birlikte ürünlerini vermeye başladı. Reform hareketi, orta çağ Avrupasının örümcek tutmuş karanlık anlayışını, İncil’in aydınlığı ile delmeyi başardı ve yenilenmiş inanç birimlerinin yeşermelerine de zemin hazırladı.

Mesih’in gelişine hazırlık döneminin amaçlarından biri de, Yakup’un Mısır’a girebilmek için yaklaşık kırk yıl boyunca yapmış olduğu hazırlığı, imajda paraleller şeklindeki bedel şartları ile onarmaya yönelikti. Bu dönem, Yakup’un, Haran’dan Kenan’a dönüşünden, kendisinin ve ailesinin Mısır’a girdiği zamana dek süren dönemdi. Mesih’in İkinci Gelişi için hazırlık dönemi işte bu dönemin, somut paraleller şeklindeki bedel şartları ile onarılması dönemidir. Dolayısı ile, bu dönemde yaşayan Hıristiyanlar, Yakup ve ailesinin, Mısır’da Yusuf’la buluşacakları zamana dek aşmak durumunda kaldıkları sıkıntıların ya da Yahudilerin İsa’nın gelişine kadar yaşadıkları çalkalanmaların benzerlerini yaşamak durumundadırlar.

Onarım Takdiri Çağı içerisinde, Tanrı’nın, insanları ile ilişki dinamiği, Musa Yasalarına bağlılık ve sunulan kurbanlar gibi dışsal şartların yerine getirilmeleri ile paralel gitmekteydi. O nedenle, Mesih’in gelişine hazırlık döneminde İlk İsrail, Pers, Yunan, Mısır, Suriye ve Roma gibi putperest milletlerin ellerinde pek çok dışsal zorluklarla mücadele etmek durumunda kaldı. Onarım Takdiri Çalışmasının Ertelenme Çağı içerisinde ise Hıristiyanlar, İsa’nın öğretileri merkezinde, dua ve iman gibi içsel şartları yerine getirerek Tanrı ile ilişki dinamiklerini canlı tutmaya çalıştılar. Dolayısı ile de, bu dönemde, İkinci İsrail konumundaki Hıristiyanlık, içsel çalkalanmalarla mücadele etmek zorunda kalınan bir süreci aşmak durumunda kaldı. Rönesans hümanizmi ve de Aydınlanma ideolojileri ile Reform hareketinden çıkış bulan inanç özgürlüğü çağrıları, Hıristiyan inancında ve insanların ruhsal yaşamlarında büyük çalkantılara yol açacak, deyim yerinde ise, bir felsefeler ve teolojiler enflasyonuna yol açtı.

Mesih’in İkinci Gelişi için hazırlık dönemi sürecinde de, Mesih’in dünya çapında kabulü için gerekli içsel hazırlıklar ve dışsal ortam, yine Mesih’in gelişi için hazırlanma dönemi olan dört yüz yıllık dönemin başlangıcından bu yana, somut nitelikteki paralel bedel şartları ile onarılmaya devam etmektedir.

Mesih’in ilk gelişine hazırlık olmak üzere, Mesih’in gelişinden 430 yıl önce, Tanrı, içlerinde güçlü bir mesihlik beklentisi geliştirmek için, peygamber Malaki’yi seçilmiş halkına gönderdi. Tanrı aynı zamanda, Yahudileri, Mesih’i karşılayabilecekleri içsel hazırlıkları yerine getirebilecekleri şekilde dinleri bünyesinde yapılması gereken reformları yapacak ve imanlarını derinleştirecek şekilde de teşvik etti. Bunun yanısıra, Tanrı, dünyanın diğer bölgelerinde değişik halklar aracılığı ile de, o insanların Mesih’i kabullenebilmelerine zemin oluşturacak içsel hazırlıkların yerine getirebileceği ve de her bölgenin ve kültürün özelliklerine uygun düşecek dinlerin oluşumuna zemin hazırladı. Bu çerçeve içinde, Hinduizm’den çıkış bulan yeni bir inanç birimi olarak Gautama Buddha aracılığı ile Budizm (M.Ö. 565-485) ortaya çıktı. Yunanistan’da ise Sokrat (M.Ö. 470-399) Tanrı’nın esinlemesi ile eski Yunan uygarlığının parlak dönemini başlattı. Uzak Doğu’da da, yine Tanrı’nın esinlemeleri ve yönlendirmesi ile, öğretileri, insan ahlakına yönelik standartları ile yeni bir çığır açan Konfüçyus (M.Ö. 552-479) aracılığı ile Konfüçyanizm gündeme geldi. İsa, işte dünya genelinde hazırlanmış bulunan bu temel üzerinde gelip, bütünleştirici öğretileri kanalı ile Yahudiliği, Helenizmi, Budizmi ve Konfüçyanizmi biraraya getirmek ve Hıristiyan Gerçeği’nin Sözü temelinde de tüm dinleri ve uygarlıkları tek bir dünya uygarlığı oluşturacak şekilde birleştirmek durumundaydı.

Tanrı’nın, İkinci Gelişi’nde, Mesih’in çalışmasını dünya geneline yayabilmesine yardımcı olacak ortamın oluşabilmesi için, Rönesans’tan bu yana, gerekli dini, politik ve ekonomik zeminlerin oluşturulma çalışması sürmektedir. Bu çağ, bir önceki dönemde Tanrı’nın İsa’nın gelişine hazırlık olmak amacı ile dünya genelinde yaratmış olduğu dönemi, somut paraleller şeklindeki gereken bedelleri ödeyerek onarmaya yönelik bir dönem olageldi. Rönesans’tan başlamak üzere, insan çabasının belirleyici olabileceği politika, ekonomi, kültür, bilim de dahil olmak üzere hemen her alanda, tarihin hiçbir döneminde olmamışçasına bir büyük gelişim yaşandı. Bugün, söz konusu bu alanların tümünde de zirveye ulaşılmış ve de Mesih’in İkinci Gelişi’nin çalışmalarına katkıda bulunacak global ortam oluşmuş bulunmaktadır. İsa’nın günlerinde, Roma İmparatorluğu, her yöne ulaşacak gelişmiş bir ulaşım sistemine sahip olarak Akdeniz’i çevreleyen çok geniş bir bölgede etki alanını oluşturmuş idi. Roma, Yunan dili temelinde oluşmuş bulunan geniş Helen uygarlığının da merkezi idi. Dolayısı ile, İsrail’de ortaya çıkacak Mesih’in öğretisinin, Roma’ya ve tüm dünya geneline yayılabileceği gerekli ortam ve şartlar hazırlanmış durumdaydı.

Aynı şekilde, İkinci Geliş’in yer alacağı günümüzde de, Batı güçlerinin etkisi, tüm dünyadaki demokratik, politik zeminlere yayılmış durumdadır. Ulaşım ve iletişim alanlarındaki başdöndürücü gelişimin Doğu ve Batı arasındaki farkı en aza indirmesi ve diller ve kültürler arası iletişimin en üst düzeye çıkarılması ile birlikte dünya, bütünleşmeye her zamankinden daha bir yakın duruş sergilemektedir. Tüm bu faktörler, İkinci Gelişi’nde Mesih’in, öğretilerini, özgürce ve hızlı bir şekilde insanlığın kalbine ulaştırabileceği ortamı hazırlamış bulunmaktadır. Böylece hazırlanmış bu temeller üzerinde, Mesih, öğretilerini, tüm dünyada gerekli köklü ve hızlı değişimlerin gerçekleşebileceği şekilde, yayma zeminine sahip olacaktır.